19 Ekim 2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmî Gazete
Karar Sayısı : 2006/11058
Ekli “Kamu Zararlarının
Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in yürürlüğe konulması;
Maliye Bakanlığı’nın 3/2/2006 tarihli ve 1419 sayılı yazısı üzerine, 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesine göre, Bakanlar
Kurulu’nca 27/9/2006 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Ahmet Necdet SEZER
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip
ERDOĞAN
Başbakan
K. UNAKITAN A. ŞENER M. A. ŞAHİN B. ATALAY
Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd. V. Devlet Bak. ve Başb.
Yrd. Devlet Bak. ve Başb. Yrd. Devlet Bakanı
B. ATALAY M. AYDIN N. ÇUBUKÇU K. TÜZMEN
Devlet Bakanı V. Devlet
Bakanı Devlet
Bakanı Devlet Bakanı
C. ÇİÇEK A. AKSU A.AKSU K. UNAKITAN
Adalet Bakanı Milli
Savunma Bakanı V. İçişleri
Bakanı Maliye Bakanı
H. ÇELİK F. N.ÖZAK R.AKDAĞ B. YILDIRIM
Milli Eğitim Bakanı Bayındırlık
ve İskan Bakanı Sağlık
Bakanı Ulaştırma Bakanı
M.
M. EKER M.
BAŞESGİOĞLU A.
COŞKUN
Tarım ve Köyişleri
Bakanı Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı Sanayi
ve Ticaret Bakanı
M.H.GÜLER A. KOÇ O.
PEPE
Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı Kültür ve Turizm
Bakanı Çevre ve Orman Bakanı
MADDE 1- (1)
Bu Yönetmeliğin amacı, kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya
yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve
esasları belirlemektir.
(2) 14/7/1965 tarihli ve
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında
bulunan kamu idarelerinde görevli memurların, kullanımlarındaki taşınır ve
taşınmazların korunması ve her an hizmete hazır halde bulundurulması için
gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle Devlete verdikleri zararlar ile kamu
hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak kişilere verdikleri zararlar hakkında,
657 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca 27/6/1983 tarihli ve 83/6510 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlete ve Kişilere Memurlarca
Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin
Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik hükümleri
uygulanır.
MADDE
3- (1) Bu Yönetmelik, 10/12/2003 tarihli ve 5018
sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesine dayanılarak
hazırlanmıştır.
MADDE
4- (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
a) İlgili: Kendisine yersiz veya fazla ödeme
yapılan gerçek ve/veya tüzel kişi ya da kişileri,
b)
Kamu kaynağı: Borçlanma suretiyle elde edilen imkanlar dahil kamuya ait
gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile
her türlü değerleri,
c) Kamu zararı: Mevzuata
aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel
veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı,
ç)
Kanun: 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununu,
d) Malvarlığı: Bir kişinin
hukuki bütünlük teşkil etmek üzere sahip ve yükümlü olabileceği para ile
ölçülebilen mal, hak ve borçlarının tamamını,
e) Muhasebe birimi: Gelir
ve alacakların tahsili, giderlerin ve borçların hak sahiplerine ödenmesi, para
ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması,
ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının
yapılması ve raporlanmasına ilişkin muhasebe hizmetlerinin yapıldığı birimi,
f) Muhasebe yetkilisi: Muhasebe hizmetlerinin
yürütülmesinden ve muhasebe biriminin yönetiminden sorumlu, usulüne göre
atanmış sertifikalı yöneticiyi,
g)
Rayiç bedel: Bir mal, iş veya hizmetin temin edildiği yer ve tarihteki normal
alım ve satım bedelini,
ğ)
Sorumlu: Kamu zararının oluşmasına sebep olan kamu görevlisini,
h) Strateji geliştirme birimleri: Strateji
geliştirme başkanlıkları, strateji geliştirme daire başkanlıkları, strateji
geliştirme ve mali hizmetlerin yerine getirildiği müdürlükleri, mahalli
idarelerde ilgili mevzuatında yer alan hükümler çerçevesinde kurulacak
birimleri ve strateji geliştirme birimi kurulmayan idarelerin mevcut
yapılarında mali hizmetlerini yürüten birimleri,
ı) Üst
yönetici: Bakanlıklarda müsteşarı, Milli Savunma Bakanlığında bakanı,
diğer kamu idarelerinde en üst yöneticiyi, il özel idarelerinde valiyi,
belediyelerde belediye başkanını,
ifade eder.
MADDE 5- (1)
Kanunun ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlileri; kamu kaynaklarının
etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden,
yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her
an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından
sorumludurlar.
(2) Kontrol, denetim,
inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu
zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililer de
dahil edilir.
MADDE
6- (1) Kamu zararının belirlenmesinde;
a)
Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında
belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay,
sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b)
İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet
alınmadan önce ödeme yapılması,
c)
Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
ç)
İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç
bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,
d)
Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve
elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
e)
Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,
f) İdare
gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde
yapılmaması,
g)
Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine
getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para
cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,
ğ)
Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas
alınır.
MADDE
7- (1) Kamu zararları 6 ncı
maddede belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle;
a) Kontrol,
denetim veya inceleme,
b) Sayıştayca kesin hükme bağlama,
c) Adlî,
idarî veya askerî yargılama,
sonucunda
tespit edilir.
(2)
Tespit edilen kamu zararına ilişkin yazı, tutanak, rapor, ilâm ve benzeri
belgeler ilgili kamu idarelerine gönderilir. Kontrol, denetim ve inceleme
sonucunda tespit edilerek kamu idarelerine bildirilen kamu zararlarına ilişkin
belgelerde yer alan hususlar, ilgili harcama yetkilisinin de görüşleri alınmak
suretiyle merkezde üst yönetici, taşrada ise idarenin en üst yöneticisi tarafından
değerlendirilir. Taşrada idarenin en üst yöneticisi ile harcama yetkilisi
görevinin aynı kişide birleşmesi halinde değerlendirme üst yönetici tarafından
yapılır. Yapılan değerlendirme sonuçları dosyasına konulur.
(3)
Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararına ilişkin
belgelerde, sorumlularla birlikte tahsil sürecine dahil edilecek ilgililer de
belirtilir. Bu belirlemenin yapılmadığı durumlarda, zararın tahsil sürecine
dahil edilecek ilgililer merkezde üst yönetici, taşrada ise idarenin en üst
yöneticisi tarafından yaptırılacak inceleme ile belirlenir.
(4)
Yargı kararları ve Sayıştay ilâmlarıyla tespit edilen kamu zararı alacakları
ile değerlendirme sonucunda takip ve tahsiline karar verilen alacaklar,
merkezde strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise takibe yetkili idare
birimince takip edilir.
(5)
Sayıştay denetçileri tarafından inceleme sırasında mevzuata uygun bulunmayan
veya noksan görülen işler hakkında kendilerine gönderilen kamu zararına ilişkin
sorguların bir örneği, ilgili kamu görevlisince ilgisine göre üst yönetici veya
en üst yöneticiye bildirilir. Bu sorgular, kamu idaresince ihbar kabul edilerek
gerekli kontrol, denetim ve inceleme başlatılabilir.
MADDE
8- (1) Tespit edilerek kamu idarelerine
bildirilen kamu zararından doğan alacakların her biri için merkezde strateji
geliştirme birimlerince taşrada ise takibe yetkili birimce alacak takip dosyası
açılır.
(2) Sayıştayca düzenlenen sorgular ihbar kabul edilerek
yaptırılan kontrol, denetim veya incelemenin değerlendirilmesi sonucunda kamu
zararının oluştuğuna karar verilmesi durumunda da yukarıdaki fıkra hükmüne göre
alacak takip dosyası açılır.
(3) Alacağın tespit, takip ve tahsiline
ilişkin bütün belgeler alacak takip dosyasında muhafaza edilir.
MADDE 9- (1)
Sayıştay veya mahkeme ilâmları ile bildirilen kamu zararından doğan
alacakların, ilâmların idarelerine ulaştığı; kontrol, denetim veya inceleme
sonucunda tespit edilen kamu zararından doğan alacakların ise 7 nci maddeye göre yapılacak değerlendirme sonucunun yazılı
hale getirildiği tarihten itibaren beş iş günü içerisinde, merkezde strateji
geliştirme birimlerince, taşrada ise takibe yetkili birimce muhasebeleştirmeye
esas belgelerin birer nüshası muhasebe birimine gönderilerek, sorumlular ve
ilgililer adına muhasebe kayıtlarına alınması istenilir. Taksitlendirilen
kamu zararı alacaklarına ilişkin kararın bir örneği de karar tarihinden
itibaren beş iş günü içerisinde muhasebe birimine gönderilir. Sayıştay
sorgularının ihbar kabul edilerek yapılan değerlendirme sonucunda kamu
zararının oluştuğuna karar verilmesi halinde de aynı şekilde işlem yapılır.
(2) Muhasebe birimi,
Sayıştay ilâmına istinaden bildirilenleri ilâmda belirtilen sorumlular adına;
adlî, idarî veya askerî mahkeme kararlarına istinaden bildirilenleri kararda
tazminle yükümlü olduğu belirtilenler adına; bunların dışındakileri ise
sorumlular ve ilgililer adına hesaplara kaydeder.
(3) Muhasebe kayıtlarına
alınan her bir alacak için bir tahsilat izleme dosyası açılır.
(4) Kamu zararından doğan alacakların muhasebe
kayıtlarına alınması ve izlenmesine ilişkin diğer hususlarda, kamu idarelerinin
tabi oldukları muhasebe yönetmeliklerinde belirlenen usul ve esaslar uygulanır.
MADDE
10- (1) Kamu zararından doğan alacaklar, merkezde
strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise takibe yetkili birimlerce
sorumluların ve ilgililerin bilinen adreslerine imzaları alınmak suretiyle veya
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ
edilir.
(2)
Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda tespit edilen kamu zararı
alacaklarının sorumlulara ve ilgililere tebliğ işlemlerine, 7 nci madde gereğince yapılacak değerlendirme işlemlerinin
tamamlandığı tarihten itibaren beş iş günü içerisinde başlanır. Tebliğde;
borcun miktarı, sebebi, doğuş tarihi, faiz başlangıç tarihi, ödeme yeri, yedi
günlük itiraz süresi, itiraz mercii belirtilerek, söz konusu tutarın tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesi istenir. İtiraz merkezde
strateji geliştirme birimince, taşrada ise takibe yetkili birimin en üst
yöneticisince on iş günü içerisinde sonuçlandırılır. İtiraz ve itirazı
değerlendirme süresi bir aylık ödeme süresini etkilemez.
(3)
Sayıştay denetimi sonucunda düzenlenen sorgular ihbar kabul edilerek yapılan
değerlendirme sonucuna göre tahsil edilmesi gerektiği bildirilen kamu zararı
alacaklarının sorumlulara ve ilgililere tebliğinde de aynı şekilde işlem
yapılır.
(4)
Kesinleşen Sayıştay ilâmlarının tebliğinde 21/2/1967 tarihli ve 832 sayılı
Sayıştay Kanunu hükümleri uygulanır.
(5)
Adlî, idarî ve askerî mahkemelerce hükme bağlanan ve taraflara tebliğ edilen
kamu zararından doğan alacaklara ilişkin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin,
takip işlemlerine başlanır. Yargılama sonucunda verilen tazmine ilişkin
kararlardan kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimince takip edilmeyenler,
takip edilmek üzere temsile yetkili hukuk birimlerine intikal ettirilir.
(6)
Kamu zararı alacaklarının yapılan tebligata rağmen sorumlular ve/veya
ilgililerce süresinde rızaen ödenmemesi halinde
ilgili alacak takip dosyası, sürenin bitiminden itibaren beş iş günü
içerisinde, alacağın hükmen tahsili için, strateji geliştirme birimi veya
taşradaki ilgili takip birimince kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimine
gönderilir.
(7)
Kamu zararına neden olan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmalin
yapıldığı malî yıla ilişkin hesap ve işlemlerin Sayıştay tarafından onanmış
olması, tespit edilen kamu zararından doğan alacağın takip ve tahsiline engel
teşkil etmez.
MADDE
11- (1) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununda ihtiyatî haciz için öngörülen şartların varlığı ve kamu idaresi
üst yöneticisinin de gerekli görmesi halinde, mahkeme kararı veya Sayıştay
ilâmı tebliğ edilinceye kadar, alacaklı kamu idaresince kamu alacağını güvence
altına almak amacıyla yetkili mahkemeden karar alınarak, sorumluların ve
ilgililerin mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyatî haciz konulur.
(2)
İhtiyatî haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra
dairesinden kararın uygulanması talep edilir. Aksi halde ihtiyatî haciz kararı
kendiliğinden kalkar. İhtiyatî haciz kararının uygulanmasında icra dairesinin
gecikmesi halinde, alacaklı kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimince
kararı uygulayacak olan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine başvurularak
kararın infazının sağlanması talep edilir.
MADDE
12- (1) Kamu zararından doğan alacaklar,
sorumlulardan ve/veya ilgililerden, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili
mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir.
(2)
Tespit edilen kamu zararları;
b)
22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak,
c)
2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak,
suretiyle tahsil edilir.
MADDE
13- (1) Kamu zararından doğan alacaklar,
sorumluları ve/veya ilgilileri tarafından rızaen veya
ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sulh yoluyla ödenebilir.
(2) Oluştuğu tarih itibarıyla onaltı yaşından büyükler için tespit edilen asgarî ücretin
bir aylık brüt tutarının yarısını geçmeyen alacaklar,
merkezde üst yöneticinin, taşrada ise idarenin en üst yöneticisinin izni ve
sorumlunun ve/veya ilgilinin kabul etmesi koşuluyla, tebliğ tarihini izleyen
aybaşından itibaren aylığından kesilerek rızaen
tahsil edilir.
(3) Bu
tutarları aşan alacağın ödenmesinin ilgili mevzuat çerçevesinde sulh yolu ile
sağlanması halinde, sulh işleminin kesinleştiği tarihi izleyen aybaşından
itibaren sorumlunun ve/veya ilgilinin aylığından kesilerek tahsil edilebilir.
(4)
Aylıklardan yapılacak kesinti tutarı, sorumlulara ve/veya ilgililere yapılan
her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil bir aylık net ödemelerinin dörtte birinden az, üçte birinden çok
olamaz.
MADDE
14- (1) Kamu zararı alacakları,
sorumluların ve ilgililerin kamu idaresiyle olan özel hukuk ilişkilerinden
doğan alacaklarından 818 sayılı Kanun hükümlerine göre takas suretiyle tahsil
edilebilir.
(2)
Takas suretiyle tahsil için;
a)
Alacaklı kamu idaresi ile sorumlu ve/veya ilgilinin karşılıklı olarak alacaklı
ve borçlu durumunda olmaları,
b)
Takas edilecek borç ve alacağın nakit olması,
c)
Takas edilecek borç ve alacağın her ikisinin de vadesinin gelmiş olması,
ç) Takas
yapılmadan önce sorumluya ve/veya ilgiliye alacağının borcuna takas suretiyle
mahsup edileceğinin bir yazı ile bildirilmesi veya alacağını talep ettiği zaman
borcu ile takas edileceğinin beyan edilmesi,
gerekir.
(3) Borç ve alacaktan birisi şarta bağlı
bulunuyorsa veya henüz vadesi gelmemiş ise takas yapılamaz.
MADDE
15- (1) Sayıştay ve mahkeme ilâmları ile hüküm
altına alındığı halde sorumluları ve/veya ilgilileri tarafından rızaen ödenmeyen kamu zararından doğan alacaklar, 2004
sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
(2)
Kamu idarelerinin strateji geliştirme birimleri ile taşradaki takibe yetkili
birimleri tarafından öncelikle tapu, banka, vergi dairesi, trafik şubesi ve
sosyal güvenlik kurumları olmak üzere ilgili yerlerden sorumluların ve ilgililerin
malvarlığı araştırması yapılarak veya yaptırılarak alacak takip dosyası
tamamlanır ve icra takibatı yapılmak veya gereken hallerde yetkili mercilerden
takipten vazgeçme onayı alınmak üzere kamu idaresini temsile yetkili hukuk
birimine gönderilir.
(3)
Takipten vazgeçme onayı, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde 8/1/1943
tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre, kapsamdaki diğer kamu
idarelerinde ise özel mevzuatlarındaki hükümlere göre alınır.
MADDE
16- (1) Kamu zararından doğan alacaklar,
sorumluların ve/veya ilgililerin talebi üzerine kamu idaresince taksitlendirilebilir.
(2) Taksitlendirme süresi azami beş yıldır.
(3) Genel bütçe
kapsamındaki kamu idarelerinde taksitlendirme
işlemleri, 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanunun ihtilafların sulh yoluyla
halline ilişkin hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilir.
(4) Kapsamdaki diğer kamu
idarelerinin özel mevzuatlarında başka türlü bir düzenleme bulunmadığı takdirde
taksitlendirmeye üst yöneticiler yetkilidir. Üst
yöneticiler bu yetkilerini sınırlarını açıkça belirtmek suretiyle merkezde
yardımcılarına veya strateji geliştirme birimlerine, taşrada ise idarenin en
üst yöneticilerine devredebilir.
(5)
Sorumluların ve/veya ilgililerin yazılı taksitlendirme
talebi üzerine, sorumlu ve/veya ilgili ile idare arasında, taksitlendirmenin
süresini, taksit sayısı ve tutarları ile ödeme zamanlarını belirleyen bir ödeme
planı yapılır. Sorumlulardan ve/veya ilgililerden taksitlerini ödeme planına
uygun ve vadesinde düzenli olarak ödeyeceklerine dair “resen borç senedi ve
kefaletname” alınır. Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca merkezi yönetim bütçe
kanununda belirlenen parasal sınırın üzerindeki kamu zararı alacaklarına ilişkin
olarak düzenlenecek “resen borç senedi ve kefaletname” için noter tasdiki
aranır.
(6)
Sorumlular ve/veya ilgililer, taksitlendirme
taleplerine ilişkin yetkili makamın onayı alınıncaya kadar dilekçede belirtilen
ilk taksit miktarını hemen, takip eden taksitleri de düzenli olarak, faiziyle
birlikte muhasebe birimine ödeyebilirler. Yetkili makamdan alınan taksitlendirme onayında kararlaştırılan taksit miktarı
ödenen taksit miktarından fazla olduğu takdirde, onayda belirtilen ilk taksit
tarihinden itibaren geçen taksit sürelerine ait toplam fark peşin olarak tahsil
edilir.
(7)
Taksitlerden birinin ödeme planına ve “resen borç senedi ve kefaletname”ye
uygun olarak vadesinde ve faiziyle birlikte tamamen ödenmemesi halinde alacağın
tamamı muaccel olur ve hükmen tahsili için gerekli işlemler başlatılır.
(8)
Taksitlerin tahsili sırasında taksit dönemine ait taksit tutarının ödenip
faizinin tamamının ödenmediği hallerde, muhasebe birimince tahsilat belgesi
üzerine idarenin faiz isteme hakkının saklı olduğuna ilişkin şerh konulur.
MADDE
17- (1) Kamu zararı;
a) Vezne
ve ambar açıkları ile diğer muhasebe yetkilisi mutemetlerinin açıklarında,
açığın meydana geldiği tarihte, bu tarihin bilinmediği durumlarda olayın tespit
edildiği tarihte,
b) İş,
mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirlenen veya mevzuatında
öngörülen karar, onay ya da sözleşmesinde belirlenen
tutardan fazla yapılan ödemeler ile transfer niteliğindeki giderlerde yapılan
yersiz ve fazla ödemelerde, ödemenin yapıldığı tarihte,
c) Kayıtlı
olsun veya olmasın, kamu idaresinin yönetim ve kullanımında olan ya da kullanıcılarına teslim edilen taşınırların
kaybedilmesi, çalınması veya zarar görmesi hallerinde olayın meydana geldiği
tarihte; bu tarihin bilinmediği durumlarda olayın tespit edildiği tarihte,
ç) İş
yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan ya da
mevzuatında öngörülmediği halde yapılan yersiz ödemelerde, ödemenin yapıldığı
tarihte,
d) İdare
gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde
yapılmaması hallerinde, söz konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte,
e) Hakedişlerden kesinti suretiyle yapılan gelir tahsilatının
eksik yapılması hallerinde, tahsilat tutarının gelir kaydedilmesi gerektiği
tarihte,
oluşmuş
kabul edilir.
MADDE
18- (1) Kamu zararından doğan alacaklarda
ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural olarak
zararın oluştuğu tarihtir.
(2) Sayıştay, adlî, idarî ve askerî mahkeme
ilâmları ile tespit olunan kamu zararından doğan alacaklarda faiz başlangıç
tarihi, ilâmda faizin başlangıcı hakkında hüküm varsa belirtilen tarih, aksi
takdirde karar tarihidir.
(3)
Sorumlular ve/veya ilgililerce yapılan ödeme tutarının, alacak aslı ile faiz
tutarının tamamını karşılamaması halinde ödenen tutar vadesi gelmiş alacak
aslına ve faizine orantılı olarak mahsup edilir.
(4)
Borç aslına faiz dahil edilerek, tekrar faiz yürütülemez.
MADDE
19- (1) Kamu zararından doğan alacaklarda
zamanaşımı süresi, zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak
kaydıyla, on yıldır.
(2)
Zamanaşımı süresi, 17 nci maddede kamu zararının
oluştuğu kabul edilen tarihi takip eden malî yılın başında işlemeye başlar ve
onuncu yılın sonunda biter.
(3)
Borç aslı zamanaşımına uğramış olan kamu zararından doğan alacakların faizleri
de zaman aşımına uğrar.
(4)
Zamanaşımına uğramış olsa dahi sorumlular ve/veya ilgililer tarafından rızaen yapılan ödemeler kabul edilir.
MADDE
20- (1) Kamu zararından doğan alacaklarda
zamanaşımı 818 sayılı Kanunda belirtilen hallerde kesilir. Zamanaşımının
kesildiği durumlarda, kesilme tarihinden itibaren yeni zaman aşımı süresi
işlemeye başlar. Sorumlunun ve/veya ilgilinin borcunu bir senetle kabullenmesi
veya borcun mahkeme kararı ile belirlenmesi halinde de yeni zamanaşımı süresi
on yıldır.
(2)
818 sayılı Kanunda belirtilen hallerde zamanaşımı durur. Bu durum ortadan
kalktığında zamanaşımı, kaldığı yerden işlemeye devam eder.
MADDE
21- (1) Zorunlu veya mücbir sebeplerle takip ve
tahsil imkanı kalmayan kamu zararından doğan alacaklardan merkezî yönetim bütçe
kanununda gösterilen tutara kadar olanların kayıtlardan çıkarılmasına, genel
bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanı, diğer kamu idarelerinde
özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla üst yöneticiler yetkilidir.
(2)
Birinci fıkrada belirtilen alacaklar; genel bütçe kapsamındaki kamu
idarelerinde, davaya veya icraya intikal etmiş olanlar için 8/1/1943 tarihli ve
4353 sayılı Kanun hükümlerine göre, kapsamdaki diğer kamu idarelerinde ise özel
mevzuatlarındaki hükümlere göre yetkili mercilerden alınan takipten vazgeçme
onayı ile silinerek kayıtlardan çıkarılır.
(3) Bu
şekilde kayıtlardan çıkarılacak alacaklar için, alacak takip dosyası; merkezde
strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise alacağı takiple görevli
birimlerce, idareyi temsile yetkili hukuk birimlerine gönderilerek yetkili
mercilerden takipten vazgeçme onayının alınması istenilir. Takipten vazgeçme
onayı alındıktan sonra dosya, onay da eklenerek ilgisine göre strateji
geliştirme birimi veya takiple görevli ilgili taşra birimine geri gönderilir.
(4)
Strateji geliştirme birimi veya ilgili taşra birimince, alacağın takibinden
vazgeçildiğine dair onay muhasebe birimine gönderilerek alacağın muhasebe
kayıtlarından çıkarılması sağlanır.
(5)
Alacağın tahsili için açılan davada kamu idaresi aleyhine karar verildiği ve
Yargıtay tarafından da onanmak suretiyle hüküm kesinleştiği veya kamu idaresi
için bir yarar görülmediğinden temyizden yetkili mercinin
onayı alınarak vazgeçildiği hallerde, Yargıtay ilâmı veya temyizden vazgeçme
onayı ile buna ilişkin aleyhteki mahkeme kararı, hukuk birimince strateji
geliştirme birimi veya ilgili taşra birimine gönderilir. Bu birimlerce de, söz
konusu belgelerin onaylı birer örnekleri ilgili muhasebe birimine intikal
ettirilerek alacağın kayıtlardan çıkarılması sağlanır.
(6)
Birinci fıkrada belirtilen tutarı aşan ve merkezî yönetim bütçe kanununa ekli
cetvelde silinmesi öngörülen kamu zararından doğan alacaklar ise strateji
geliştirme birimi tarafından ilgili muhasebe birimine bildirilerek kayıtlardan
çıkarılması sağlanır.
MADDE
22 – (1) Kamu zararından doğan alacakların takip ve
tahsilinde aşağıda belirtilen hükümlere uyulur.
a)
Kamu zararından doğan alacakların sorumlularca ve/veya ilgililerce rızaen veya sulhen ödenmemesi
halinde alacak takip dosyası, genel hükümlere göre takibat yapılmak ve dava
açılmak üzere, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerince o yerdeki muhakemat müdürlüğü veya hazine avukatlığına gönderilir.
Hazine avukatı bulunmayan yerlerde dava ve icra işleri kamu idaresi
yöneticileri tarafından takip edilir. Genel bütçe dışındaki diğer kamu
idarelerinde söz konusu dosya hukuk birimine gönderilir.
b)
Alacağın takibinden sorumlu birim yöneticileri, mahkemeye veya icraya intikal
ettirilen alacakların takibinin hangi aşamada olduğunu ilgili hukuk birimleri nezdinde izlemek, icra dairelerince tahsil edildiği
bildirilen paraların muhasebe biriminin veznesine veya banka hesabına
yatırılmasını ve sorumluların ve/veya ilgililerin borçlarına mahsubunu sağlamak
zorundadırlar.
c)
Kamu idaresinin yönetim ve kullanımında bulunan taşınırların kaybolması,
çalınması, eksilmesi veya zarar görmesine sebep olunması hallerinde Kanunun 44
üncü maddesinde öngörülen yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen kamu
zararlarından 2 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamına
girmeyenler de bu Yönetmelik hükümlerine göre tahsil edilir.
Kamu
zararı alacaklarının elektronik ortamda takip ve tahsili
MADDE
23- (1) Hakedişlerin
ödenmesi sırasında; alacaklıların kamu zararından doğan vadesi gelmiş
borçlarının bulunup bulunmadığını ve bulunduğu takdirde kendilerine ödenecek
haczedilebilecek alacaklarından mahsuben tahsilini sağlamak üzere; elektronik ortamda
sorgulama ve tahsilat sistemi oluşturmaya, uygulama usul ve esaslarını
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 1- (1)
Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte mülga 1050 sayılı Muhasebei
Umumiye Kanununun 20 nci maddesi ve diğer ilgili
mevzuat hükümlerine göre takibi saymanlıklarca yapılmakta olan kişilerden
alacaklar hesabında kayıtlı tutarlara ilişkin takip dosyaları bu Yönetmeliğin
yayımlandığı tarihten itibaren iki ay içinde, merkezde strateji geliştirme
birimi, taşrada ise takibe yetkili ilgili taşra birimi yöneticilerine imza
karşılığında teslim edilir.
(2) Teslim edilecek her
takip dosyası için, teslim tarihine kadar yapılan takibat işlem ve yazışmaların
tarih ve sayıları ile tahsilat tutarlarını ve alındıların tarih ve numarasını
gösterir bir özet hazırlanarak dosyaya konulur.
(3) Aynı idareye teslim
edilecek takip dosyası birden fazla ise, takip dosyalarının bir listesi
yapılarak liste ekinde ilgili birime teslim edilir.
(4) Takip edilmemesi nedeniyle
zamanaşımına uğramış olan takip dosyaları ilgili birimlere devredilmez.
MADDE
24- (1) Sayıştayın
görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik 1/1/2006 tarihinden geçerli olmak
üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 25- (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, kamu kaynağının elde edilmesi, yönetilmesi, kullanılması, harcanması ve korunmasından sorumlu kamu görevlilerinin neden oldukları kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Ancak, 14/7/1965 tarihli
ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrası
kapsamında bulunan kamu idarelerinde görevli memurların, kullanımlarındaki
taşınır ve taşınmazların korunması ve her an hizmete hazır halde bulundurulması
için gerekli tedbirleri almamaları nedeniyle Devlete verdikleri zararlar ile
kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak kişilere verdikleri zararlar
hakkında, 657 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca 27/6/1983 tarihli ve
83/6510 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “Devlete ve Kişilere
Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerin
Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik” hükümleri
uygulanır.
Madde 3- Bu Yönetmelik, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
Madde 4- Bu Yönetmeliğin uygulanmasında;
a) Kanun :
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununu,
b) Kamu kaynağı : Borçlanma suretiyle elde edilen imkanlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri,
c) Kamu zararı : Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıyla doğan zararı,
d) Sorumlu : Kamu zararı oluşmasına sebep olan kamu görevlisini,
e) Üst yönetici: Bakanlıklarda müsteşarı, Milli Savunma Bakanlığında bakanı, diğer kamu idarelerinde en üst yöneticiyi, il özel idarelerinde valiyi, belediyelerde belediye başkanını,
f) Muhasebe birimi : Gelir ve alacakların tahsili, giderlerin ve borçların hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanmasına ilişkin muhasebe hizmetlerinin yapıldığı birimi,
g) Muhasebe yetkilisi : Muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden ve muhasebe biriminin yönetiminden sorumlu, usulüne göre atanmış sertifikalı yöneticiyi,
h) Rayiç bedel : Bir mal, iş veya hizmetin temin edildiği yer ve tarihteki normal alım ve satım bedelini,
ifade eder.
Madde 5- Kanunun ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlileri; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.
Madde 6- Kanuna göre kamu zararının belirlenmesinde;
a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,
e) Kamu malının rayiç bedelinin altında bir fiyatla; satılması, trampa edilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesis edilmesi ve benzeri tasarruflarda bulunulması,
f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
g) Kamu
idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi
nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî
külfet getirilmesi,
h) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
esas alınır.
Madde 7- Kamu zararları 6 ncı maddede belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle;
a) Kontrol, denetim veya inceleme,
b) Sayıştayca kesin
hükme bağlama,
c) Adli, idari veya askeri yargılama,
sonucunda düzenlenen yazı, tutanak, rapor ve ilamlarla tespit edilir. Tespite ilişkin belgelerde zararın tahsil edileceği sorumlular belirtilir. Tespit edilen kamu zararları, söz konusu belgelerin birer örneği gönderilmek suretiyle ilgili kamu idarelerine bildirilir.
Madde 8-
Tespit edilerek kamu idarelerine
bildirilen kamu zararından doğan alacakların her biri için bir “alacak takip dosyası” açılır. Alacağın
tespit, takip ve tahsiline ilişkin bütün belgeler bu dosyada muhafaza edilir.
Madde 9- Kontrol, denetim veya incelemeler sonucunda
tespit edilen kamu zararından doğan alacaklara ilişkin muhasebeleştirmeye esas
belgeler ile daha önce muhasebe kayıtlarına alınmamış kamu zararından doğan alacaklara ilişkin
Sayıştay veya mahkeme ilamlarının bir
örneği, kamu idarelerince, belgelerin idarelerine ulaştığı tarihten
itibaren beş iş günü içerisinde muhasebe birimine gönderilir ve alacağın
sorumluları adına muhasebe kayıtlarına alınması istenilir.
Muhasebe birimince, kamu idaresi tarafından belgeleri gönderilmek
suretiyle bildirilen kamu zararından doğan alacaklar sorumluları adına ilgili
hesaplara kaydedilir ve kayda alınan kamu zararından doğan alacakların her biri
için “tahsilat izleme dosyası” açılır.
Kamu zararından doğan alacakların muhasebe
kayıtlarına alınması ve izlenmesine ilişkin diğer hususlarda, kamu idarelerinin
tabi oldukları muhasebe yönetmeliklerinde belirlenen usul ve esaslara uyulur.
Madde 10- Tebligat, sorumlular ile mirası reddetmemiş
mirasçılarının bilinen adreslerine, imzaları alınmak suretiyle veya
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bilinen
adreslerinde bulunmayanların adresleri öncelikle mahalli zabıtadan
araştırılarak tespit edilir.
a) Kontrol, denetim veya inceleme sonucunda
tespit edilen kamu zararı alacaklarının ödenmesinin sorumlulara tebliği
işlemlerine, tespitin kamu idaresine bildirildiği tarihten itibaren beş iş günü
içerisinde başlanır. Tebliğde; borcun miktarı, sebebi, doğuş tarihi, faiz
başlangıç tarihi, ödeme yeri, itiraz süresi, itiraz merci belirtilerek, söz konusu tutarın tebliğ tarihinden itibaren
bir ay içerisinde ödenmesi istenir. Sayıştay sorgusunda belirtilen kamu zararı
tespitlerinin idarece kabul edilmesi hallerinde de aynı şekilde işlem yapılır.
b) Sayıştay ilamları ile kesin hükme bağlanan tutarların 21/2/1967 tarihli ve 832 sayılı Sayıştay Kanununda öngörülen üç aylık süre içerisinde ödenmesi gerekir. Sayıştay ilamları ile kesin hükme bağlanan tutarların bu süre içerisinde ödenmemesi halinde cebri takip işlemlerinin başlatılacağı hususları sorumlulara bildirilir.
c) Adli, idari ve askeri mahkemelerce hükme bağlanan ve taraflara tebliğ edilen kamu zararından doğan alacaklara ilişkin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, takip işlemlerine başlanır. Hukuk birimince takip edilmeyen yargılama sonucunda verilen tazmine ilişkin kararlar, kamu idaresince, takip edilmek üzere hukuk birimlerine intikal ettirilir.
Kamu zararının, yapılacak tebligata rağmen sorumlularınca ya da mirası reddetmemiş mirasçılar tarafından süresinde rızaen ödenmemesi halinde ilgili evrak, alacağın hükmen tahsili için, kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimine gönderilir.
Kamu zararına neden olan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmalin yapıldığı malî yıla ilişkin hesap ve işlemlerin Sayıştayca onanmış olması, tespit edilen kamu zararından doğan alacağın takip ve tahsiline engel teşkil etmez.
Madde 11- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda ihtiyati haciz için öngörülen şartların varlığı ve kamu idaresince de gerekli görülmesi halinde, kamu zararı konusunda mahkeme kararı veya Sayıştay ilamı tebliğ edilinceye kadar kamu alacağını güvence altına almak amacıyla alacaklı kamu idaresince sorumlunun mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması için yetkili mahkemeden karar alınması istenir.
İhtiyati haciz
kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra dairesinden kararın
uygulanması talep edilir. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden
kalkar. İhtiyati haciz kararının
uygulanmasında gecikme olması halinde, alacaklı kamu idaresinin hukuk
birimince kararı uygulayacak olan icra
dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine başvurularak kararın infazının
sağlanması talep edilir.
Madde 12- Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlularından, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir.
Tespit edilen kamu zararları;
b) Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas yapılmak,
c) İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanmak,
suretiyle tahsil edilir
Kamu idaresinin yönetim ve kullanımında olan taşınırların kaybolması, çalınması, eksilmesi veya zarar görmesine sebep olunması hallerinde sorumluların bunları aynen ödemeleri esastır. Ancak aynen ödenemeyenler, Kanunun 44 üncü maddesine dayanılarak çıkarılacak Yönetmelik hükümlerine göre oluşturulan komisyonca tespit edilen rayiç bedeli üzerinden tahsil edilir.
Kamu görevlilerinin sorumluluğu altındaki yabancı paranın kaybolması nedeniyle doğan kamu zararı alacaklarına ilişkin ana para ve faiz tutarı, aynı yabancı para cinsinden ya da vade veya fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk parası olarak tahsil edilir. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Madde 13- Kamu zararından doğan alacaklar, sorumluları tarafından rızaen veya sulh yoluyla nakden ödenebilir.
Oluştuğu tarih itibarıyla 16 yaşından büyükler için tespit edilen asgari ücretin brüt tutarının yarısını geçmeyen kamu zararından doğan alacaklar, merkezde üst yöneticinin, merkez dışında ise kamu idaresinin o yerdeki en üst yöneticisinin izni ve sorumlunun kabul etmesi koşuluyla, tebliğ tarihini izleyen aybaşından itibaren, aylıklarından kesilerek tahsil edilir. Bu tutarları aşan kamu zararından doğan alacağın ödenmesinin ilgili kanun hükümleri çerçevesinde sulh yolu ile sağlanması halinde, sulh işleminin kesinleştiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylıklarından kesilerek tahsil edilir. Aylıklardan yapılacak kesinti miktarı, ilgililere yapılan her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil bir aylık net ödemelerinin 1/4 ünden az olamaz.
Madde 14- Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlunun kamu idaresiyle olan özel hukuk ilişkilerinden doğan alacaklarından 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre takas suretiyle tahsil edilebilir.
Kamu zararından doğan alacakların takas suretiyle tahsili için;
a) Alacaklı kamu idaresi ile sorumlunun karşılıklı olarak alacaklı ve borçlu durumunda olmaları,
b) Takas edilecek borç ve alacağın nakit olması,
c) Takas edilecek borç ve alacağın her ikisinin de vadesinin gelmiş olması,
d) Takas yapılmadan önce sorumluya alacağının borcuna takas suretiyle mahsup edileceğinin bir yazı ile bildirilmesi veya alacağını talep ettiği zaman borcu ile takas edileceğinin beyan edilmesi,
gerekir.
Borç ve alacaktan birisi şarta bağlı bulunuyorsa veya henüz vadesi gelmemiş ise takas yapılamaz. Ancak, sorumlunun istemi üzerine vadesi gelmemiş borçlarına mahsup yapılabilir.
Madde 15- Sayıştay ve mahkeme ilamları ile hüküm altına alındığı halde sorumluları tarafından rızaen ödenmeyen kamu zararından doğan alacaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil edilir.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin uğradığı zararlarda, sorumluların rızaen veya sulhen ödemeyi kabul etmemesi halinde, genel hükümlere göre takibat yapılmak ve dava açılmak üzere gerekli belgeler, o yerdeki muhakemat müdürlüğü veya hazine avukatlığına gönderilir. Hazine avukatı bulunmayan yerlerde ise dava ve icra işleri kamu idaresi yöneticileri tarafından takip edilir. Genel bütçe kapsamı dışındaki diğer kamu idarelerinde söz konusu belgeler kendi hukuk birimlerine gönderilir.
Hukuk
birimlerince yapılan icra takibatı neticesinde sorumlunun malvarlığı
bulunamadığından alacağın tahsil edilememesi halinde, kamu idaresince
sorumlunun nüfusa kayıtlı olduğu yerdeki tapu, banka, vergi dairesi, trafik
şubesi ve mahalle muhtarlığından malvarlığı araştırması yapılır veya
yaptırılır. Yapılan araştırmalar sonucunda herhangi bir malvarlığı tespit
edilmemesi halinde; genel
bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde, 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun
hükümlerine göre, kapsamdaki diğer kamu idarelerinde ise özel mevzuatlarındaki
hükümlere göre yetkili merciden takipten vazgeçme onayı alınır.
Araştırmalar sonucunda öldüğü ve malvarlığı
bırakmadığı, mirasçılarının da mirası reddettiği anlaşılan sorumluların
borçlarının takibinden yukarıdaki fıkra hükümleri çerçevesinde alınacak onayla
vazgeçilir.
Kamu idaresi yöneticileri, icraya veya mahkemeye intikal ettirilen kamu zararından doğan alacakların takibinin hangi aşamada olduğunu ikinci fıkrada belirtilen merciler nezdinde izlemek, icra dairelerince tahsil edildiği bildirilen paraların muhasebe biriminin veznesine veya banka hesabına yatırılmasını ve sorumluların borçlarına mahsubunu sağlamak zorundadır.
Madde 16- Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlularının talebi üzerine kamu idaresince taksitlendirilebilir.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde taksitlendirme işlemleri 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanunun ihtilafların sulh yoluyla halline ilişkin hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilir. Kapsamdaki diğer kamu idarelerinin özel mevzuatlarında başka türlü bir düzenleme bulunmadığı takdirde taksitlendirmeye üst yöneticiler yetkilidir. Üst yöneticiler bu yetkilerini sınırlarını açıkça belirtmek suretiyle merkezde yardımcılarına, taşrada ise birim yöneticilerine devredebilirler.
Taksitlendirme süresi azami beş yıldır. Zorunlu hallerde üst yöneticinin uygun görüşü üzerine bu süre uzatılabilir. Borç eşit taksitler halinde ödenir. Taksitlerden birinin vadesinde ödenmemesi halinde alacağın tamamı muaccel olur ve hükmen tahsili için gerekli işlemler başlatılır.
Sorumlu, taksitlendirme taleplerine ilişkin yetkili makamın onayı ve talimatı alınıncaya kadar dilekçede belirtilen ilk taksit miktarını hemen, takip eden taksitleri de düzenli olarak, faiziyle birlikte muhasebe birimine ödeyebilir. Taksitlerin tahsili sırasında faizinin tamamı ödenmeyen hallerde muhasebe birimince tahsilat belgesi üzerine “idarenin faiz isteme hakkı saklıdır” şerhi konulması zorunludur.
Yetkili makamdan alınan taksitlendirme onayında kararlaştırılan taksit miktarı ödenen taksit miktarından fazla olduğu takdirde, onayda belirtilen ilk taksit tarihinden itibaren geçen taksit sürelerine ait toplam fark peşin olarak tahsil edilir. Ayrıca, sorumlulardan taksitlerini vadesinde düzenli olarak ödeyeceğine dair resen borç senedi ve kefaletname alınır.
Madde 17- Kamu zararı;
a) Vezne ve ambar açıkları ile diğer muhasebe yetkilisi mutemetlerinin açıklarında, açığın meydana geldiği tarihte, bu tarihin bilinmediği durumlarda olayın tespit edildiği tarihte,
b) İş, mal veya hizmet
karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirlenen veya mevzuatında öngörülen
karar, onay ya da sözleşmesinde belirlenen tutardan
fazla yapılan ödemeler
ile transfer niteliğindeki giderlerde yapılan yersiz ve fazla ödemelerde,
ödemenin yapıldığı tarihte,
c) Kayıtlı olsun veya olmasın, kamu idaresinin yönetim ve kullanımında olan ya da kullanıcılarına teslim edilen taşınırların kaybedilmesi, çalınması veya zarar görmesi hallerinde olayın meydana geldiği tarihte; bu tarihin bilinmediği durumlarda olayın tespit edildiği tarihte,
d) İş yaptırılmadan, mal veya hizmet
alınmadan ya da mevzuatında öngörülmediği halde
yapılan yersiz ödemelerde, ödemenin yapıldığı tarihte,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk
ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması hallerinde, söz
konusu işlemin zaman aşımına uğradığı tarihte;
f) Hakedişlerden kesinti suretiyle yapılan gelir tahsilatının
eksik yapılması hallerinde, tahsilat tutarının gelir kaydedilmesi gerektiği
tarihte,
oluşmuş kabul edilir.
Madde 18- Kamu zararından doğan alacaklarda ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faizin başlangıç tarihi, kural olarak zararın oluştuğu tarihtir.
Sayıştay, adli, idari ve askeri mahkeme
ilamları ile tespit olunan kamu zararından doğan alacaklarda faiz başlangıç
tarihi, ilamda faizin başlangıcı hakkında hüküm varsa belirtilen tarih, aksi
takdirde karar tarihidir.
Sorumlularca yapılan ödeme tutarının, alacak aslı ile faiz
tutarının tamamını karşılamaması halinde ödenen tutar vadesi gelmiş alacak
aslına ve faizine orantılı olarak mahsup
edilir.
Borç aslına faiz dahil edilerek, tekrar faiz
yürütülemez.
Madde 19- Kamu zararından doğan alacaklarda zaman aşımı süresi on yıldır.
Zaman
aşımı süresi, Yönetmeliğin 17 nci maddesinde kamu
zararının oluştuğu belirtilen tarihi
takip eden malî yılın başında işlemeye başlar ve onuncu yılın sonunda biter. Zaman aşımını kesen
ve durduran haller saklıdır.
Borç
aslı zaman aşımına uğramış olan kamu zararından doğan alacakların faizleri de
zaman aşımına uğrar.
Zaman aşımına uğramış olsa dahi sorumlular
tarafından rızaen yapılan ödemeler kabul edilir.
Madde
20- Kamu zararından doğan alacaklarda zaman aşımı 818 sayılı Borçlar
Kanununda belirtilen hallerde kesilir.
Zaman aşımının kesildiği durumlarda, kesilme tarihinden itibaren yeni zaman
aşımı süresi işlemeye başlar. Sorumlunun borcunu bir senetle kabullenmesi veya
borcun mahkeme kararı ile belirlenmesi halinde de yeni zaman aşımı süresi 10
yıldır.
818
sayılı Borçlar
Kanununda belirtilen hallerde zaman aşımı durur. Bu durum ortadan kalktığında
zaman aşımı, kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Madde
21- Zorunlu veya mücbir sebeplerle takip ve tahsil imkanı kalmayan kamu zararından
doğan alacaklardan merkezi yönetim bütçe kanununda gösterilen tutara kadar
olanların silinerek kayıtlardan çıkarılmasına, genel bütçe kapsamındaki kamu
idarelerinde Maliye Bakanı, özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla
diğer kamu idarelerinde üst yöneticiler yetkilidir. Bu şekilde silinen
alacakların kayıtlardan çıkarılmasında; genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde, davaya veya icraya intikal
etmiş olanlar için 8/1/1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre,
kapsamdaki diğer kamu idarelerinde ise özel mevzuatlarındaki hükümlere göre
yetkili merci tarafından verilen vazgeçme onayı ile tahsil edilebilmesi için
yapılan adres tespiti ve malvarlığı araştırmalarına ilişkin yazışmaların
konusunu, tarih ve sayısını gösterir bir dizi pusulası, terkin
talepnamesi ekine bağlanır.
Birinci
fıkrada belirtilen tutarı aşan kamu zararından doğan alacaklardan merkezi
yönetim bütçe kanununa ekli cetvelde silinmesi öngörülenler kayıtlardan
çıkarılır.
Ayrıca,
alacağın tahsili için açılan davada kamu idaresi aleyhine karar verildiği ve
Yargıtay’ca da onanmak suretiyle hüküm kesinleştiği veya kamu idaresi için bir
yarar görülmemesinden dolayı temyizden vazgeçildiği takdirde, aleyhte verilmiş
olan karar ile kararın temyizinden vazgeçilmesi halinde buna ilişkin yetkili
makam onayı, kararın temyiz edilmesi halinde ise Yargıtay ilamının onaylı
örnekleri, terkin talepnamesi ekine bağlanmak suretiyle alacak kayıtlardan çıkarılabilir. Ancak, ihalenin
feshi ve istihkak iddialarına ilişkin olanlar dışındaki İcra Mahkemesi
kararları Yargıtayca onanmış olsa dahi bunlara
dayanılarak alacağın silinmesi ve kayıtlardan çıkarılması yoluna gidilemez. Bu
alacaklar için dava açılır. Dava açılmasında idarece yarar görülmediği
takdirde, birinci fıkraya göre alınacak takipten vazgeçme onayı ile silme
işlemleri sonuçlandırılır. İcra Mahkemesi ve Yargıtay kararları ile dava
açılmasından vazgeçilmesine ilişkin onayın tasdikli örnekleri terkin
talepnamesine
bağlanır.
Madde 22- Bu Yönetmeliğin uygulanması sırasında ortaya çıkan tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Madde 23- Bu Yönetmelik hükümleri 01/01/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 24- Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.