Page 38 - Defterdar Dijital
P. 38

Osmanlı Devlet Teşkilatı’nın Kadim Bir Kurumu






                        1790’lardan itibaren III. Selim’in       Gerçekten  Timarlar,  mali  açıdan  bakıldı-
                        reformlarıyla birlikte, Osmanlı          ğında, taşradaki ‘vergi hâsılat paketleri’n-
                        devlet teşkilâtının ve bu arada mali     den  başka  bir  şey  olmayıp,  bu  yönleriyle
                                                                 mali sistemin dışında düşünülmemesi ge-
                        bürokrasisinin hızlı bir yenilenme       reken birimlerdir. Nitekim Timar rejiminin
                        ve değişim sürecine girdiği de bir       dayanağını teşkil eden sayımlar ‘tahrir’ ve
                        gerçektir. Nitekim bu dönemde            bunların sonuçlarını içeren Mufassal Tahrir
                        yeni mali kurum ve memuriyetler          ve İcmal Defterleri, temelde vergiler ve do-
                                                                 laylı maaşlarla ilgili olay ve kayıtlar olma-
                        ortaya çıkmış ve bürokratik meka-        larına rağmen, bunlar defterdarların doğ-
                        nizmada bazı yeni usuller devreye        rudan  ilgi  alanına  giren  işler  olmayıp,  bu
                        girmeye başlamıştır. Ama bir kısmı       gibi işler Defteri Hakanî bürosu da denen
                        Bâb-ı Defterî’nin dışında, bir kısmı     Defterhane-i  Âmire’ye  verilmiştir.  Üstelik
                                                                 sistemin  işleyiş  mekanizmalarına  bakıldı-
                        da Bâb-ı Defterî’nin yakınında ve        ğında, bir kere sayımlar bitip, dirlikler da-
                        hatta içinde gerçekleşen bu hızlı        ğıtıldıktan sonra, devletin mali kaygılarının
                        ve karmaşık değişim temposuna            ikinci plana itildiği ve bunun yerini idari ve
                        rağmen, bir nokta özellikle dikkati      askeri kaygıların aldığı dikkati çeker.
                        çekmektedir: Bâb-ı Defterî 'nin
                        18.yüzyıldan devralınan iskeleti
                        19. yüzyılda hâlâ ayaktadır.


                        Bâb-ı Defterî’nin bu önemi önce işlevinden,
                        sonra  da  bu  işlevin  yerine  getirilmesiyle
                        görevli  personelin  sayısından  kaynaklan-
                        maktaydı.  Gerçekten  Bâb-ı  Defterî,  devlet
                        bürokrasisi içerisinde her zaman en fazla
                        personel istihdam eden kurum olmuştur.
                        İşlevsel önem açısından ise şu hususların
                        hatırlanması yeterlidir; hemen her devlette
                        olduğu  gibi,  Osmanlı  Devleti’nde  de  ‘mali
                        yapıya’  ilişkin  faaliyetler  diğer  tüm  etkin-
                        liklerden daha önemli ve öncelikli bir yere
                        sahipti.
                        Devletin varoluşunun ve devamlılığının bir
                        gereği olan bu ilgi ve etkinlikler, doğal ola-
                        rak, devlet bürokrasisinde Maliyeyi ayrıca-
                        lıklı bir yere oturtuyordu.

                        Zaten, Osmanlı mali örgüt ve bürokrasisine
                        şöyle bir göz atıldığında, erken yıllardan iti-
                        baren, ekonomi ve toplumdaki birçok şeyin
                        Maliyenin ilgi alanı içinde kaldığını tespit et-
                        mek kolaydır.

                        Osmanlı klasik döneminde Maliye’nin ‘kap-
                        sayıcı’ ama yeknesak özelliğinin gösterge-
                        lerinden biri, Timar sistemidir.




                                                              36
   33   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43