Page 35 - Defterdar Dijital
P. 35

Defterdarlık





                         Bâb-ı Defterî Merkezi Yönetimin


                                           Malî Örgütlenmesi







                       Merkezi Yönetimin Mali Örgütü olarak, 16. yüzyılın başlarında bir
                       Başdefterdar bir de Anadolu Defterdarı olduğu, Başdefterdar’ın Ru-
                      meli Defterdarlığını da üstlendiği bilinmektedir. Yavuz Sultan Selim’in
                        Anadolu ve Suriye seferinden sonra, bir defterdarlığın daha kurul-
                        duğu ve bu defterdarın Halep’te oturduğu görülmektedir. Yüzyılın
                      ortasında, Rumeli ve Anadolu defterdarlıklarından alınan kimi işlerin
                       İstanbul Mukataatı ile birlikte, devlet merkezinde Şıkk-ı Sani adı ile
                      kurulan defterdarlığa devredildiği bilinmektedir. Başdefterdar’ın tüm
                                      mali örgütün başı olduğu anlaşılmaktadır.

                       Defterdarlar’ın, mali işlerle ilgili yakınma-  diği  görülmektedir.  Başdefterdar’ın  mali
                       ları  Defterdar  kapısında  kurulan  Divânda  tayinlerde kuyruklu imzası ile “buyuruldu”
                       dinlemek, gerektiğinde tuğralı ahkâm ver-  yazması,  üst  kenarının  da  Sadrıâzamın
                       mek gibi yetkileri vardı. Defterdarlar kendi  buyruldusuyla onaylanması geleneği vardı.
                       dairelerinden  çıkan  evrakın  arkasını  im-  Ancak, bu uygulamaya 16. yüzyılda rastlan-
                       zalarlardı.  Maliye  hükümleri  ve  kuyruklu  mamaktadır.
                       imza koyma, yani tuğralı ahkâm yetkisinin   Merkezi  yönetimde,  mali  konuların  salı
                       17. yüzyıl ortalarında Başdefterdar’a veril-  günleri  yapılan  Divân  toplantılarında  gö-
                                                                 rüşüldüğü,  bu  görüşmelerde,  defterdarın
                                                                 padişah huzurunda okuyarak yerine geti-
                                                                 receği bir görev için veziri azam ile görü-
                                                                 şüp onayını alması gerektiğini de belirtmek
                                                                 gerekmektedir.
                                                                 16. Yüzyılın sonu ve 17. yüzyılın başlarında
                                                                 Başdefterdar’ın bütün mali işlerde ağırlığı-
                                                                 nı koyduğu, mali yönetimde raporlama dü-
                                                                 zeninin oluşturulduğu, Başdefterdar’ın her
                                                                 akşam hazine işlemlerine ait raporları alıp
                                                                 incelediği,  iki-üç  günde  bir  Sadrıazâm’a
                                                                 bilgi sunduğu anlaşılmaktadır. Hazineden
                                                                 yapılan ödemelere ait tezkirenin üzerinde
                                                                 ilgili defterdarın mühürü, Sadrıazâm’ın sah
                                                                 ve buyruldusu yazılı olurdu.

                                                                 Hazinenin  en  önemli  çıktısı  üç  ayda  bir
                                                                 yapılan  Kapıkulu  ocaklarının  ücretleri  idi.
                                                                 Başdefterdar ve Sadrıazâm için bu paranın
                                                                 tedariki önemli bir sorun olurdu.






                                                              33
   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39   40