Page 18 - Defterdar Dijital
P. 18

Osmanlı Devlet Teşkilatı’nın Kadim Bir Kurumu
                  Osmanlı Devlet Teşkilatı’nın Kadim Bir Kurumu





                 XVI. yüzyılın ortalarından itibaren Arap ve
                 Acem Defterdarlığı’ndaki durumun bir benzeri
                 Anadolu Defterdarlığı’nda yaşanmıştır. Önce
                 Sivas daha sonra Karaman eyaletleri ayrılarak
                 müstakil birer defterdarlık haline gelmiştir.
                 Daha sonra Van, Maraş ve Kars da yine eyalet
                 defterdarlıklarından olmuştur. Bu şekilde ayrı-
                 lıp yeni teşkilatlanan defterdarlıklar Kenar              Osmanlı  Devleti,  iktisadî  menfaatlerini
                 Defterdarlıkları veya Tımar Defterdarlıkların-            korumak  maksadıyla  taşradaki  defter-
                 dan ayrılabilmesi için Hazine Defterdarlıkları            darların  üzerine  bir  denetim  makamını
                 olarak adlandırılmıştır. Çünkü Fatih Kanun-               kurumlaştırmıştır.  Nâzır-ı  Emvâllik  de-
                 nâmesi’nde yer aldığı üzere Merkezde olanlara             nen bu kurum, devletin iktisadî menfaat-
                                                                           lerini koruyacağına inandığı kişiye verdiği
                 kapı defterdarları, taşrada bulunanlara kenar             en  üst  seviyede  bir  kontrolörlük  maka-
                 defterdarları; defter eminine bağlı tımar defter-         mıydı. Tımar-dışı gelirler için kurumlaştı-
                 darları ile karıştırılmaması için hepsine hazine          rılan bu kontrol mekanizması, eyaletlerde
                 veya mal defterdarları denilirdi. Tımar Defter-           devlet hazinesine ait gelirlerin tahsilatına
                 darı ise vilâyetlerde tımar işleriyle uğraşan def-        ve gereken yerlere harcanmasına ya da
                                                                           devlet hazinesine irsal edilmesine neza-
                 terdarlardı. Bir nevi nüfus ve vergi sayımı olan          ret ederdi. Beylerbeyi arzı ile merkezden
                 tahrirlerde vazife aldıkları gibi tımarlarla ilgili       atanan ve beylerbeyine karşı mesul olan
                 diğer hususlar da bunlar tarafından görülürdü.            bir  kimse  olabildiği  gibi,  beylerbeyinin
                 Bu hassas ve son derece önemli görevlerinden              bizzat kendisi ya da eyaletteki defterdar
                                                                           ve kadılar da nazır-ı emval olabilirdi. Bu
                 dolayı dürüst ve namuslu kimseler bu göreve               makam  sahibinden  devletin  menfaatle-
                 seçilirlerdi. 20                                          rini koruması ve hatta menfaatleri artır-
                                                                           ması  istenir  ve  beklenirdi.  Defterdarlık
                                                                           makamının  olmadığı  eyaletlerde  ise  bir
                                                                           defterdar gibi hareket ederdi. 21

                                                                           XVI. yüzyılın sonlarında eyalet defterdar-
                                                                           lıklarının sayıca arttığı ve hemen hemen
                                                                           tüm eyalet merkezlerinde yeni defterdar-
                                                                           lıkların teşkil edildiği görülmüştür. Bun-
                                    Eyalet defterdarlıklarının, merkezce yıllık   lardan biri de Tuna sahillerindeki hasla-
                                    gelir ve giderleri de biliniyordu. Tahrirler   rın  malî  işlerine  bakılmak  üzere  Şıkk-ı
                                    sayesinde  eyaletlerin  ne  kadar  hasılat   Sâlis  Defterdarlığı  adıyla  ihdas  edilmiş-
                                    elde ettiği -doğal felaket hali hariç- belir-  tir.  Ancak  bu  defterdarlık  uzun  ömürlü
                                    lenmiş oluyordu. Kadrolar da merkezce   olmamış ve XVII. yüzyılın ikinci yarısında
                                    bilindiğinden ve bunlardan dışarıya çıkı-  kaldırılmıştır. Böylece merkezde defter-
                                    lamayacağından, eyalet valisi ve defter-  darlık sayısı tekrar üçe düşmüştür. 22
                                    darı peşin tespit edilen harcamalar dışın-
                                    da hiçbir harcama yapamayacaklarından   XVII. yüzyıla gelindiğinde ise bu defterdarlıkla-
                                                                            rın isimlerinde değişiklikler yapıldığı görülmek-
                                    giderler  de  belli  idi.  Mahallinde  yapılan   tedir. Anadolu Defterdarı aynı zamanda Şıkk-ı
                                    harcamalardan arta kalan uzak eyalet ge-   Sânî Defterdarı olarak anılırken, daha önce
                                    lirleri irsaliye ya da hazine adı altında mer-  Şıkk-ı Sânî adını taşıyan defterdara Şıkk-ı Sâlis
                                    kezdeki devlet hazinesine gönderilirdi.                  denilmeye başlanmıştır. 23




                                                              16
   13   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23