Page 11 - Defterdar Dijital
P. 11

Takdim








                           Osmanlı Devlet İdaresi  Sultan I. Murad (1362-1389) zamanında küçük bir beylik idaresinden
                      sultanlık idaresi şekline dönüşmüştür. Devletin sahip olduğu topraklar 95.000 kilometrekareden 500.000
                      kilometrekareye kadar genişlemekle kalmamış, devletin kurum ve kuruluşları bu dönemde teşekkül etmiştir.
                        Osmanlı Devleti Avrupa’da topraklarını genişletirken aynı zamanda başkentini de Edirne’ye taşımıştır.
                        Vezirlerin ve Divan üyelerinin sayısı arttırılmıştır. Genel kabul gören görüşe göre devletin malî bünyesi
                       ortaya çıkartılmış, ilk bütçe yapılmış ve Defterdarlık Müessesesi bu dönemde oluşturulmuştur. Çağının en
                       ileri profesyonel askerî organizasyonu olan Yeniçeri ocağı da bu dönemde kurulmuştur. Sultan I. Murad,
                       devlet hazinesi ve mali teşkilatının yönetimini Defterdar’a vermiştir. Bu dönemde I. Murad adına kesilmiş
                       olan gümüş ve bakır sikkelerde kendi ad ve unvanı kullanılmıştır. Bazı kaynaklara göre, bu Osmanlıların
                      İlhanlılara olan bağımlılığının sona erdiğini göstermektedir. Böylece Sultan unvanı ilk kez  Sultan I. Murad
                        zamanında kullanılmıştır. Şunu kabul etmek lazım ki Sultan I. Murad, devletin kurum ve kuruluşlarının
                          çekirdeğini teşekkül ettirmiş, Fatih Sultan Mehmed Han ise, Kanunname-i Ali Osmani ile ilk yazılı
                                  anayasayı çıkarmış ve devletin kurum ve kuruluşlarını yazılı hale getirmiştir.


                         ultan  I.  Murad’ın  defterdarlık  dâhil  devletin  hizmet  vermiştir.  Bu  binada  da  çıkan  yangından
                         yeni kurum ve kuruluşlarını başkent Bursa  sonra defterdarlık binası şu anki kullanılan binaya
                     Siken mi teşekkül ettirdiği yoksa Edirne baş-  taşınmıştır.
                     kent olduktan sonra mı teşekkül ettirdiği konusun-  Bu çalışmada Devleti Âli Osmani içerisinde Def-
                     da tam bir bilgiye sahip değiliz.
                                                                terdarlık müessesesinin oluşumu, gelişimi, tarihi
                     Sadaret makamına Bâb-ı Âli denirken Defterdarlık  süreci, devlet bürokrasisi ve protokolü içerisinde-
                     Makamı’nın bulunduğu yere de Bâb-ı Defteri denil-  ki yeri, defterdarlık perspektifinden devletin mülki
                     diği kayıtlarda geçmektedir. Defterdarlığın sarayın  idare sistemi ve yapılan ıslahat çalışmaları, İstan-
                     içinde, yakınında, zaman içerisinde de Bâb-ı Âli’nin  bul’daki defterdar camileri ve mahalleleri, Defter-
                     yakınında teşekkül ettiği bilinmektedir. Bilinen ilk  darlar  tarafından  yaptırılan  medrese,  çeşme  ve
                     defterdarlık binası batılı gravürlerde resmine rast-  sebil yapıları gibi birçok konu işlenmiştir. Bu eser
                     ladığımız, yangın nedeniyle yok olan ve şu an temel-  günümüzün en kadim yaşayan kuruluşu olan Def-
                     leri  kalan  Topkapı  Sarayının  adalet  kulesinin  sol  terdarlık kurumunun geçmişine ışık tutmak ve bu
                     tarafında ki 13. sütundan sonra gelen, iki pencereli  konuda kalıcı bir eser neşretmek amacıyla yayına
                     bir yapıdır. Daha sonra sarayın birinci avlusundan  hazırlanmıştır.
                     ikinci avlusuna geçmeden önce Bâb-ı Selam Ka-  En  Kadim  devlet  kurumumuz  olan  Defterdarlık
                     pısı’nın (Kuleli Kapıların) sol tarafında müstakil bir
                     bina şeklinde gravürlerde görünen binanın defter-  müessesesinin  günümüze  olan  tarih  serüvenini
                                                                tarihi belgeler ışığında ve akademik bir bakış açı-
                     darlık binası olarak sonraki dönemlerde kullanıldı-
                     ğı bilinmektedir. Maalesef bu binanın da yangınlar   sıyla sunan bu kitap, bir arşiv eseri olarak yarınlara
                                                                kalacak önemli bir kaynak olacaktır. Yapılan çalış-
                     nedeniyle sadece temelleri ve o dönemde çizilmiş
                     gravürleri  günümüze  ulaşabilmiştir.  Söz  konu-  mada daha önce gün yüzüne çıkmamış birçok yeni
                                                                bilgi, belge ve fotoğrafın gün yüzüne çıkması bakı-
                     su binanın içerisinde yer aldığı tahmin edilen yine
                     batılı gravürlerde rastladığımız kalem odası, açık   mından da bu alanda daha sonra yapılacak diğer
                                                                çalışmalara örnek teşkil edecektir.
                     ofis  çalışma  ortamının  ilk  örneğini  oluşturmakta
                     olup bu binanın içerisini göstermektedir. Binanın  Bu  eserin  yayınlanmasında  büyük  emeği  geçen
                     tamamı yangınla yok olunca Ayasofya ile Topkapı  ve bu eserin editörlüğünü yapan Sayın Süleyman
                     Sarayı arasında günümüzde harabe halinde bulu-  Faruk Göncüoğlu’na, bu eserde araştırmaları ya-
                     nan darphane binasının içerisinde bir bölüm def-  yınlanan  yazarlara,  Devlet  Arşivleri  Genel  Müdür
                     terdarlık olarak kullanılmıştır. Tanzimat’tan sonra  Yardımcısı Durali Gürağaç’a, Osmanlı Arşivleri Da-
                     defterdarlık binası Cağaloğlu’nda Bâb-ı Âli’nin ya-  ire Başkanlığı Araştırmacısı Cevat Ekici’ye, Mimar
                     nında bugün AFAD binası olarak kullanılan binanın  Ressam Cemal Akyıldız’a, içten gayretleri ve özve-
                     yerinde yer alan binada faaliyetine devam etmiştir.  rileriyle bu çalışmanın ortaya çıkmasında yardım-
                     Bu binanın da yangınla yok olmasından sonra bu-  larını esirgemeyen İstanbul Defterdar Yardımcıla-
                     gün Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü olarak kullanı-  rına ve tüm emeği geçenlere özellikle teşekkürü
                     lan bina 1970’lere kadar defterdarlık binası olarak  bir borç biliyorum.
                                                                                        Fahrettin ÖZDEMİRCİ
                                                                                          İstanbul Defterdarı
                                                                                                     2016
   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16